“SİNEMA-TV SEKTÖRÜ ÇALIŞMA SAATLERİ HAKKINDA HUKUKİ BİLGİLENDİRMEMİZ

Son zamanlarda sektörümüzde çalışma saatleri konusunda bilinçli bir çarpıtma ile sektör çalışanları ve kamuoyunun yanıltılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Değerli üyelerimiz ve kamuoyu ile doğru olan çalışma saatlerini paylaşmak istiyoruz.

Reklam sektöründe çalışma saatlerine esas alınabilecek kaynaklar; İLO sözleşmeleri, Anayasa, İş Kanunu, İ̇ş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’dir. Aynı şekilde İş Teftiş Kurulu Başkanı Hulusi Ay tarafından hazırlanan ve İLO & Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ortak çalışması olan “50 Soruda İş Kanunu’nda Çalışma Süreleri El Kitabı’dan da faydalanılabilecektir.

10 Haziran 2003 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4857 sayılı İş Kanunu’na göre haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalar fazla çalışma olarak nitelendirilmiş, ayrıca işçinin günlük çalışmasının 11 saati ve bir yıllık azami fazla çalışma süresinin 270 saati aşamayacağı hüküm altına alınmıştır. (4857 / 41, 63. Md, Fazla Çalışma Yönetmeliği 5. Md.) Buna göre günlük çalışma sınırı 11 saattir ve 11 saat üzerinde çalışma mümkün bulunmamaktadır. Çalışma süre sınırı işyerlerine veya yürütülen işlere değil, işçilerin şahıslarına ilişkindir. Dolayısıyla her bir işçinin günlük bireysel çalışma süresi 11 saati geçemeyecektir.

Haftalık 45 saatlik çalışma süresi işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Bunun aksi kararlaştırılabilir. Ancak bu halde de günlük çalışmanın 11 saati geçmesi mümkün değildir. Aksinin kararlaştırılmasından anlaşılan ise ancak işçinin rızasının bulunmasıdır. Buna göre sektörümüzde yasal olan 8 saatlik çalışma süresi olup, maksimum 3 saatlik fazla çalışma ile ancak ve ancak günde 11 saat çalışılabilecektir.

Sektörümüzde uygulanması gereken yasal sürelerde çekimlerin tamamlanmasında yaşanan zorluklar ve çoğunlukla 24 saatleri aşan çekimler nedeniyle sektör bileşenleri bir araya gelerek çalışma ilkelerini belirlemişlerdir. İşçilerin yasal haklarının ciddi manada gerisine düşen, fakat işçilerin iyi niyetini ortaya koyan bu metin uyarınca reklâm sektöründe 1 Şubat 2014 tarihinden itibaren yemek ve diğer molalar hariç günlük çalışma süresi 11 saat olarak kabul edilmiştir. 11 saati aşan fazla çalışmalarda, fazla çalışma süresi en fazla 4 saat olarak belirlenmiştir. Buna rağmen uygulamada tüm planlamanın 16 saat üzerinden yapıldığı, iş bırakan ekiplerin sindirilmeye çalışıldığı herkesin malumudur.

Sektörümüzde atipik bir çalışma sistemi mevcuttur. Reklâm sektöründe ön hazırlık gerektiren meslek gruplarının ön hazırlık çalışmalarının fiilen çalışma sayıldığı hususunda hukuki bir tartışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte ağırlıklı olarak 1 günlük, istisnai olarak bir haftaya kadar set çekimleri reklâm sektöründe mevcuttur. Dolayısıyla uzun süreli işlere yönelik işçi ve işveren arasındaki ilişkiyi düzenleme çabasındaki İş Kanunu’nu genel ilkelere aykırı olmamak kaydıyla sektöre uyarlamak gerekmektedir.

Reklam yapımcısı işverenlerin gerek çalışanların yürürlükte olan yasal mevzuata uymaları yasal bir zorunluluktur. Bizlere bugüne kadar reklam yapımcıları tarafından sunulan görüşler aşağıda tek tek açıklandığı üzere yürürlükteki mevzuata aykırılık teşkil etmektedir;

  1. Ağırlıklı 1 gün – nadiren 1 hafta arasında geçekleşen set çekimlerinde denkleştirme sistemi uygulanamaz.

Denkleştirme haftalık saati denkleştirir, günlük süreleri değil. Dolayısıyla reklâm sektöründe denkleştirme sistemi uygulanamayacaktır.

Eğer her bir yapım şirketi en az 2 hafta olmak koşuluyla çalışanlarla iş sözleşmesi imzalayıp, işçilerin sigortalarını yatıracaksa denkleştirme usulünün uygulanıp uygulanmayacağı hususunu tartışmaya açabiliriz.

  1. İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma Ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği m.5’teki 270 saatlik sınırın ağırlıklı 1 gün – nadiren 1 hafta arasında geçekleşen set çekimlerinde uygulanması ise mümkün bulunmamaktadır.

Gerek kanun – yönetmelik arasında bulunan normlar hiyerarşisine aykırılık gerekse işçinin korunması, işçi lehine yorum ilkeleri gereğince İş Kanunu’nun ruhuna aykırı bir uygulama kabul edilemez.

  1. Fazla çalışma uygulamasına ilişkin, günlük bir saat sınırının kanunda ve yönetmelikte bulunmadığı belirtilmemiş olup, tamamen tarafların iradesine bırakıldığı görüşü ise; İş Kanunu’nun karşı olduğu kölelik uygulaması ve işçinin korunması, işçi lehine yorum ilkeleri gereğince İş Kanunu’nun ruhuna aykırı bir uygulama olması dolayısıyla zaten kabul edilemez.
  1. Fazla çalışmaya ilişkin tarafımıza kaynak olarak gösterilen Yargıtay görüşleri günlük çalışmalara ilişkin

değildir.

Mevcut İş Kanunu basın emekçileri ve birkaç çalışma alanı dışında ülkemizde pek çok farklı sektöre uygulanmaktadır. Bunun doğal bir sonucu olarak, direkt bizim sektörümüzle benzer çalışmaya ilişkin olmayan Yargıtay kararlarının sektör sorunlarını çözme yeterliliği bulunmamaktadır. Kaldı ki içtihadı birleştirme kararları haricinde yargı kararlarının bir bağlayıcılığı da bulunmamaktadır. Verilen örnek kararlar bu kıstasları sağlamaktan uzaktır.

Pandemi süreci ile Sendikamız ve diğer sektör bileşenleri ile ortaklaşa çalışarak; çalışma saatlerinin yasal sürelerle sınırlanması, tüm çalışanların 4/A üzerinden sigortalarının muhakkak yapılması, tehlikeli sınıfta yer alan setlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin noksansız alınması ekseninde şekillenen “Türkiye’de Covid-19 Kısıtlamaları Altında Film Yapımlarında Güvenli Çalışma Koşulları ve Alınması Gereken Önlemler Klavuzu”nu hazırlamış ve ilan etmiştir. Reklam Yapımcılarını sürece dahil etme çabamız ise sonuçsuz kalmıştır. Reklam Yapımcıları ile sektörün diğer bileşenlerinin ayrıştığı ve temel hukuki konularla ilgili akademisyen ve iş müfettişlerinden oluşturulacak bir kurulun sektörümüze vereceği görüşe göre hareket edilmesinin bu konuda doğan ve her geçen gün büyüyen gerginliği azaltabileceği kanaatindeyiz.

Saygılarımızla…